Evet evet, hissediyorum... Cheesecake tariflerimi üşenmeyip bloguma yazacağım günler gelecek :)
Üzerindeki şeker hamurundan yapılmış çiçekler taşırken oluşan çatlağı kapatmak için konmuştur. İğneyi kendime çuvaldızı diğer blogcu arkadaşlarıma batırmayı kendime borç bilirim.
Efendim, bu tarif Women's Weekly Cheesecake, ya da adı tam olarak böyle değildi ama böyle bir şey de olabilir diye düşündüğüm, dergiden alınmıştır. Sour Cream yerine süzme yoğurt kullanmak mı dersiniz, şeker tarifini Türk damak tadına uygun arttırmak mı dersiniz. Kenarları kaplayan kıtırı çıkarana kadar "yok yok bu olmadı pişmanım yaptığıma bunu" şeklinde yakınmalar mı dersiniz, ya da yaptıktan sonra bloglarda gezip de "aaa tarifini bu cheesecake tarifni burada yapmışlar, hatta henüz -nedense- veremediğim limonlu ekşi cheesecake tarifini daha önce de şurada yapmışlar" diye kendimi bir tokat şiddetinde (şrakkk) diye uyandırmalarım mı... Bir sürü bahanem varmış di mi tarif vermemek için.
Daha önceden denemiş arkadaşlar tarife uymuşlar. Maalesef ben artık neredeyse tariflere hiiiiç uymuyorum. Cake Bible hariiiç efendim. Çünkü özellikle cheesecake tarifleri pek bir tatsız oluyor bence. Neyse bir gün zaten şu postuma ek olaak yabancı tariflerde uyulmaması gereken kurallar diye bir şey yazacağım. (İç ses der ki: Bir gün derken dünya zamanı ile tarih verebilecek misin) Sus bakalım iç ses.
Farkettiyseniz neşeliyim. Niye? Çünkü yarın şu anda çalıştığım işyerimdeki son günüm...Aaaa üzülmeyin sonra bayram sebebi ile tatile gidiyorum. Sonra dönüp yeni işime başlayacağım. Yaaaa :) İşte böyle. Hayırlısı diyelim (mi). De.
Sizi seviyor ve öpüyorum muck!
